David Bowie'nin yeniden turneye çıktığını söyleyen bir başlık görünce önce durup neyin satıldığına bakıyorum. Eski bir konseri büyük bir salonda izlemek ilgimi çekiyor. Ama bunun yeni bir konsermiş gibi anlatılması beklentimi değiştiriyor. Stage haberinde de bence önce bu ayrımı yapmak gerekiyor.
27 Ekim tarihli resmî duyuruya göre Stage, 14 Şubat 2027'de Berlin Uber Arena'da ilk kez gösterilecek. Malzemesi Bowie'nin 1978 Isolar II turnesinde Londra Earls Court'ta çekilmiş, daha önce yayımlanmamış 35 mm konser görüntüleri. Organizatör Wonderworld, Bowie Estate ve yönetmen Brett Morgen bu kaydı salonlara taşımak için birlikte çalışıyor. Yani duyurulan şey yeni bir Bowie performansı değil, eski bir performansın yeni bir gösterim biçimi.
Stage'de sahnede ne olacak?
Prodüksiyonun açıkladığı düzende birden fazla ekran, Patrick Woodroffe'un ışık tasarımı ve Paul Massey'nin hazırladığı ses miksajı var. Duyuru, şeffaf LED ekranlarla Bowie ve grubunun sahnede bulunduğu hissinin amaçlandığını söylüyor. Ses tarafında ise salona dağıtılmış hoparlörler ve 7.1 surround düzeni tarif ediliyor.
Burada mekanizma anlaşılır: Kayıttaki görüntü, salondaki ışıkla ve sesin geldiği yönlerle beraber sunuluyor. Evde aynı kaydı açınca görmediğiniz bir ayrıntıyı büyük görüntüde yakalayabilir, şarkıyı kalabalıkla birlikte dinleyebilirsiniz. Bu kısmı ilginç buluyorum. Bir konser filminin değerli olması için sahnedeki kişinin bugün orada olduğuna inanmam gerekmiyor.
Yalnız duyurudaki “her koltukta” iyi ses vaadi, şu an organizatörün iddiası. Gösteriyi izlemedim. Salonun farklı yerlerinde sesin ve görüşün nasıl olacağını bu metinden doğrulayamam. Teknik ekipte tanınmış isimlerin bulunması da tek başına bunu kanıtlamıyor.
Arşiv görüntüsü ile yeni performans arasındaki fark
Benim için canlı konserde önemli olan şeylerden biri müzisyenin o akşam verdiği kararlar. Bir bölümü uzatması, gruba dönmesi, seyircinin tepkisine karşılık vermesi. Kaydedilmiş bir performansta o kararlar zaten verilmiş durumda. Salondaki seyirci değişiyor ama kayıttaki müzisyen bugünkü seyirciye cevap veremiyor.
Bu, kaydın değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Resmî açıklama, orijinal grupta Adrian Belew, Carlos Alomar, George Murray ve Dennis Davis gibi isimlerin bulunduğunu belirtiyor. Benim merak ettiğim tam da grubun beraber nasıl çaldığı. Kameranın bir soloyu ne kadar süre izlediği, ritim bölümünü duyup duymadığım, şarkının bölümleri arasındaki geçişi takip edip edemediğim önemli.
Brett Morgen'ın daha uzun ve kesintisiz planlar kullandığı da aynı duyuruda yazıyor. Bu tercih ilgimi çekiyor; hızlı kurgu bazen dinlediğim müzisyeni görmemi zorlaştırıyor. Yine de sonuç hakkındaki fikrimi tanıtım metnine bakarak vermek istemiyorum.
Bilet almadan önce neye bakarım?
Önce etkinliğin bana ne vaat ettiğini netleştiririm. Bir arşiv konserini iyi sesle ve büyük görüntüyle izlemek için bilet alıyorsam sorun yok. “Bowie'yi canlı izlemiş olacağım” beklentisiyle aynı bileti almak ise bana doğru gelmiyor. Meraklı Rakun'da bu haberi yazma sebebim de bu küçük görünen fark.
Ardından koltuğun konumuna ve açıklanan salon planına bakarım. Gösterinin ekranlara dayandığını biliyoruz; dolayısıyla sahneyi yandan görmek ile karşıdan görmek arasındaki farkı öğrenmek isterim. Bilet bedeline yol ve konaklama da eklenecekse yalnız bir tanıtım videosuyla karar vermem. İlk gösterimden sonra özellikle görüntü açısı ve ses hakkında ayrıntı veren izleyici yorumlarını beklemek bana daha makul geliyor.
Şu anki kararım bu: 1978 kaydını merak ediyorum, ama Berlin yolculuğunu yalnız “geri döndü” başlığına dayanarak planlamıyorum. Önce gösterinin tamamından ne kadar konser izleyebileceğimi ve seçtiğim yerde ne görebileceğimi öğrenmek istiyorum.





