Bir kitabı yarım bırakmak hâlâ küçük bir yenilgi gibi hissettirebiliyor. İlk yüz sayfayı okudum, şimdi bırakılır mı? Belki birazdan açılır. Belki sorun bendedir. Sonra kitap komodinin üzerinde aylarca bekliyor; ne okunuyor ne de gerçekten bırakılıyor.
Bence burada kitabı bitirme iradesiyle kitaba inat etme hâlini ayırmak lazım. Zor bir metinle karşılaşmak kötü bir şey değil. Bazen kitap yavaş açılır, bazen de okurun zihni o kitaba henüz uygun değildir. Ama yalnızca zaman harcadık diye devam etmek de çok sağlam bir gerekçe sayılmaz.
Harcanan zaman bizi neden bağlıyor?
Davranış biliminde buna batık maliyet etkisi deniyor. Arkes ve Blumer'in klasik çalışması, insanların geçmişte yaptıkları yatırım yüzünden artık iyi sonuç vermeyen bir seçeneğe devam etme eğilimini inceliyor. Bu araştırma kitap okumayı ölçmüyor, o yüzden "kitap bırakmanın bilimi budur" demek doğru olmaz. Fakat mantık tanıdık: Sırf başlanmış olduğu için sürdürmek.
Bir kitaba verilen iki hafta, önümüzdeki iki haftayı otomatik olarak o kitaba borçlu yapmıyor.
Önce sorunun ne olduğunu anlayın
Kitabı bırakmadan önce kendime soracağım birkaç şey var. Metin mi ilgimi çekmiyor? Yoksa işten güçten dolayı dikkatimi toparlayamıyor muyum? Kitabı yanlış zamanda mı açtım? Bir romanı akademik metin temposuyla okumaya çalışmak da, yoğun bir deneme kitabını tatilde hafif bir şey beklerken açmak da haksızlık olabilir.
Bir de "zor" ile "bana göre değil" aynı şey değil. Zor bir kitap bazen biraz daha yavaş okunmak ister. Yanına not almak, günde on sayfa gitmek ya da başka bir şeyle dönüşümlü okumak iyi gelir. Buna karşılık yüzlerce sayfa boyunca hiçbir merak uyandırmayan bir kitapla inatlaşmanın özel bir erdemi yok.
Bırakmak kapıyı kapatmak değil
Kitabı tamamen rafa kaldırmak yerine ayraç koyup tarih atmak güzel bir orta yol olabilir. "Şimdi değil" demiş oluyorsunuz. Bir yıl sonra geri dönüp bu kez sevmeniz de mümkün. Ya da ikinci buluşmada da yürümüyorsa, mesele kapanır.
Okuma listesi bir borç listesi değil. Bitirdiğimiz kitap sayısı da iyi okurun tek ölçüsü değil. Bazen bir kitabı yarım bırakmak, daha çok okumak için yer açıyor. Yeter ki bunu sırf sabırsızlıkla değil, ne aradığınızı biraz düşünerek yapın.
Bazı metinler kısa kısa dönüp okunmayı kaldırıyor, bazıları ise tek oturuşta bağ kurmak istiyor. Kitapların birbirinden farklı olması güzel; bizim her kitaba aynı şekilde davranmak zorunda olmamamız da öyle.





