Fed Başkanı Kevin Warsh'ın 28 Ağustos'taki Jackson Hole konuşması, piyasanın beklediği türden rahatlatıcı bir konuşma değildi. Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefine yeterince hızlı döndüğüne dair ikna olmadıklarını söyledi ve Fed'in bu konuda "yapacak işi" kalabileceğini vurguladı. Bu, doğrudan bir faiz artışı sözü değil; ama bekle-gör dilinin daha şahin bir tona döndüğünü gösteren açık bir işaret.
Buradaki kritik ayrım şu: Warsh kendisi de bunu ileriye dönük yönlendirme olarak sunmadı. Fed'in kararını tek bir veriye bağlamanın doğru olmadığını, büyüme, istihdam ve fiyatların birlikte okunması gerektiğini söyledi. Yine de konuşmanın ardından piyasaların Eylül toplantısında faiz artışı ihtimalini daha ciddi fiyatlamaya başlaması tesadüf değildi.
Enflasyon hâlâ masanın merkezinde
Warsh'ın resmi konuşmasında verdiği ana mesaj, istihdam tarafı dengedeyken Fed'in önceliğinin fiyat istikrarı olduğu yönünde. Reuters'ın konuşma analizine göre temmuz itibarıyla yıllık PCE enflasyonu yüzde 3,7 seviyesindeydi; bu, Fed'in yüzde 2 hedefinin belirgin biçimde üzerinde.
İşin rahatsız edici tarafı, yalnızca manşet verinin yüksek olması değil. Fiyat baskısı birkaç geçici kaleme sıkışmış değilse, merkez bankasının "biraz daha bekleyelim" deme alanı daralıyor. Warsh'ın da vurgusu bu: beklentiler şimdilik çıpalanmış olabilir, fakat uzun süren yüksek enflasyon dönemi bu çıpayı gevşetme riski taşıyor.
İstihdam verisi öncesi son sinyaller
1 Eylül'de açıklanan JOLTS verisi, temmuzda açık iş sayısının 7,3 milyonla büyük ölçüde yatay kaldığını; işe alımlar ve işten ayrılışların da belirgin değişmediğini gösterdi. Bu, işgücü piyasasında ani bir kopuş olmadığını ama ivmenin de güçlü görünmediğini düşündürüyor.
Bugün açıklanan ADP verisinde özel sektör istihdamı ağustosta 54 bin arttı; piyasa beklentisi 68 bin civarındaydı. Aynı gün ilk işsizlik maaşı başvuruları 237 bine yükseldi. Dün açıklanan JOLTS verisiyle birlikte bakınca, işgücü piyasasında ani bir çöküş değil ama belirgin bir soğuma ve belirsizlik işareti görülüyor. Bunlar BLS'nin resmi tarım dışı istihdam verisinin yerine geçmiyor; sadece beklentiyi şekillendiren erken sinyaller.
Yarınki tarım dışı istihdam neden kritik?
4 Eylül'de açıklanacak ağustos istihdam raporu, Warsh'ın enflasyon önceliği ile işgücü piyasasının dayanıklılığı arasındaki dengeyi test edecek. Temmuz verisinde tarım dışı istihdam 23 bin gerilemiş, işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde kalmıştı. Saatlik kazançlardaki yıllık artış ise yüzde 3,2 idi. BLS'nin temmuz raporu, istihdam tarafında ne çöküş ne de belirgin aşırı ısınma olduğunu gösteriyordu.
Piyasanın izlediği iki senaryo
İstihdam verisi güçlü gelir ve ücret baskısı hızlanırsa Warsh'ın fiyat istikrarı vurgusu öne çıkar; piyasa faiz artışı ihtimalini daha ciddi fiyatlayabilir. Verinin zayıf gelmesi, özellikle işsizlik oranında yukarı yönlü sürpriz görülmesi ise Fed'in büyüme ve istihdam risklerini daha fazla dikkate almasına yol açabilir. Bu ikinci tabloda faiz artırımı kararı ertelenebilir.
Benim açımdan bugünkü resim, “Fed kesin artırır” demek için de “artış ihtimali bitti” demek için de erken. Warsh'ın 28 Ağustos'taki konuşması şahin; son işgücü sinyalleri ise daha temkinli. Yarınki veri bu iki mesajdan hangisinin ağırlık kazanacağını gösterecek. Tek bir veriden otomatik al-sat sonucu çıkarmamak gerekiyor.
Türkiye piyasaları açısından bu tartışma uzakta kalmıyor. Doların yönü, küresel risk iştahı, gelişen piyasalara para akışı ve emtia fiyatları Fed'in tonuna duyarlı. Ama bu bağlantı, her Fed manşetinden sonra otomatik bir al-sat sonucu çıkarılabileceği anlamına gelmiyor.
Finans notu: Bu yazı genel bilgi ve kişisel yorum içerir; yatırım danışmanlığı veya yatırım tavsiyesi değildir. Her yatırım aracı farklı risk taşır. Karar vermeden önce kendi koşullarınızı değerlendirin ve gerektiğinde yetkili bir uzmana danışın.



